← As-Saaffaat

Elçilerin Desteklenmesi

Ayet 75 - 148

75
ﳉ ﳊ ﳋ ﳌ ﳍ
TR
Andolsun Nuh bize yalvarmıştı da ne güzel kabul buyurmuştuk!
76
ﳏ ﳐ ﳑ ﳒ ﳓ
TR
Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
77
ﱁ ﱂ ﱃ ﱄ
TR
Yalnız onun zürriyetini kalıcılar yaptık (onlardan başka hepsini helak ettik).
78
ﱆ ﱇ ﱈ ﱉ
TR
Sonra gelenler arasında ona (iyi bir ün) bıraktık:
79
ﱋ ﱌ ﱍ ﱎ ﱏ
TR
Alemler içinde Nuh'a selam olsun (bütün insanlar onu esenlikle anarlar).
80
ﱑ ﱒ ﱓ ﱔ
TR
İşte biz güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.
81
ﱖ ﱗ ﱘ ﱙ
TR
Çünkü o bizim, inanan kullarımızdandı.
82
ﱛ ﱜ ﱝ
TR
Sonra ötekilerini suda boğduk.
83
ﱟ ﱠ ﱡ ﱢ ﱣ
TR
İbrahim de onun kolundan idi.
84
ﱥ ﱦ ﱧ ﱨ ﱩ
TR
Zira Rabbine tertemiz bir kalb getirmişti.
85
ﱫ ﱬ ﱭ ﱮ ﱯ ﱰ
TR
Babasına ve kavmine: "Neye tapıyorsunuz?" demişti.
86
ﱲ ﱳ ﱴ ﱵ ﱶ
TR
Allah'tan başka uydurma tanrılar mı istiyorsunuz?
87
ﱸ ﱹ ﱺ ﱻ
TR
Alemlerin Rabbi hakkında zannınız nedir (ki O'na böyle ortaklar koştunuz)?
88
ﱽ ﱾ ﱿ ﲀ
TR
Yıldızlara bir göz attı:
89
ﲂ ﲃ ﲄ
TR
Ben hastayım, dedi.
90
ﲆ ﲇ ﲈ
TR
Bunun üzerine arkalarını dönüp ondan kaçtılar.
91
ﲊ ﲋ ﲌ ﲍ ﲎ ﲏ
TR
O da gizlice onların tanrılarına sokuldu: "Yemez misini?" dedi.
92
ﲑ ﲒ ﲓ ﲔ
TR
Neyiniz var ki konuşmuyorsunuz?
93
ﲖ ﲗ ﲘ ﲙ
TR
Ve gizlice üzerlerine yürüyüp sağ eliyle onlara kuvvetli bir darbe indirdi.
94
ﲛ ﲜ ﲝ
TR
(Puta, tapanlar, döndüklerinde putlarını kırılmış görünce) Hemen koşarak ona gittiler.
95
ﲟ ﲠ ﲡ ﲢ
TR
(Elinizle) Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? dedi.
96
ﲤ ﲥ ﲦ ﲧ
TR
Oysa sizi de, yaptığınız(bu şeyler)i de Allah yaratmıştır.
97
ﲩ ﲪ ﲫ ﲬ ﲭ ﲮ ﲯ
TR
Onun için bir bina yapın da onu (o binada) ateşe atın dediler.
98
ﲱ ﲲ ﲳ ﲴ ﲵ
TR
Ona bir tuzak kurmak istediler, biz de (onların tuzaklarını boşa çıkardık), onları alçak düşürdük.
99
ﲷ ﲸ ﲹ ﲺ ﲻ ﲼ
TR
(İbrahim) Dedi ki: "Ben Rabbime gideceğim, O, beni doğru yola iletecek."
100
ﲾ ﲿ ﳀ ﳁ ﳂ
TR
Rabbim, bana iyilerden (bir çocuk) lutfet!
101
ﳄ ﳅ ﳆ
TR
Ona halim bir erkek çocuk müjdeledik.
102
ﳈ ﳉ ﳊ ﳋ ﳌ ﳍ ﳎ ﳏ ﳐ ﳑ ﳒ ﳓ ﳔ ﳕ ﳖﳗ ﳘ ﳙ ﳚ ﳛ ﳜﳝ ﳞ ﳟ ﳠ ﳡ ﳢ ﳣ
TR
(Çocuk) Onun yanında koşma çağına erişince (İbrahim ona): "Yavrum, dedi, ben uykuda görüyorum ki ben seni kesiyorum; (düşün) bak, ne dersin?" (Çocuk): "Babacığım, sana emredileni yap, inşallah beni sabredenlerden bulacaksın." dedi.
103
ﱁ ﱂ ﱃ ﱄ
TR
İkisi de böylece (Allah'ın emrine) teslim olup (İbrahim, kurban etmek için) çocuğu alnı üzerine yıkınca,
104
ﱆ ﱇ ﱈ
TR
Biz ona: "İbrahim!" diye ünledik.
105
ﱊ ﱋ ﱌﱍ ﱎ ﱏ ﱐ ﱑ
TR
Sen rüyayı doğruladın, işte biz, güzel davrananları böyle mükafatlandırırız!
106
ﱓ ﱔ ﱕ ﱖ ﱗ
TR
Gerçekten bu, apaçık bir sınav idi.
107
ﱙ ﱚ ﱛ
TR
Ve fidye olarak ona büyük bir kurbanlık verdik.
108
ﱝ ﱞ ﱟ ﱠ
TR
Sonra gelenler arasında ona (iyi bir ün) bıraktık.
109
ﱢ ﱣ ﱤ
TR
(İleride gelecek nesiller): "İbrahim'e selam olsun!" (diyeceklerdi.)
110
ﱦ ﱧ ﱨ
TR
İşte biz güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.
111
ﱪ ﱫ ﱬ ﱭ
TR
Çünkü o bizim mü'min kullarımızdandı.
112
ﱯ ﱰ ﱱ ﱲ ﱳ
TR
Biz ona İshak'ı, iyilerden bir peygamber olarak müjdeledik.
113
ﱵ ﱶ ﱷ ﱸﱹ ﱺ ﱻ ﱼ ﱽ ﱾ ﱿ
TR
Kendisine de, İshak'a da bereketler verdik. Onların neslinden (gelenler arasında) iyi hareket eden de var, açıkça kendisine zulmeden de.
114
ﲁ ﲂ ﲃ ﲄ ﲅ
TR
Andolsun Musa'ya ve Harun'a da lutuflarda bulunduk.
115
ﲇ ﲈ ﲉ ﲊ ﲋ
TR
Onları ve kavimlerini büyük sıkıntıdan kurtardık.
116
ﲍ ﲎ ﲏ ﲐ
TR
Onlara yardım ettik de üstün gelenler kendileri oldular.
117
ﲒ ﲓ ﲔ
TR
Onlara açık ifadeli Kitabı verdik.
118
ﲖ ﲗ ﲘ
TR
Ve onları doğru yola ilettik.
119
ﲚ ﲛ ﲜ ﲝ
TR
Ve sonra gelenler arasında onlara (iyi bir ün) bıraktık.
120
ﲟ ﲠ ﲡ ﲢ
TR
(Hep): "Musa'ya ve Harun'a selam olsun!" (diyeceklerdi).
121
ﲤ ﲥ ﲦ ﲧ
TR
İşte biz güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.
122
ﲩ ﲪ ﲫ ﲬ
TR
Çünkü ikisi de bizim inanan kullarımızdandı.
123
ﲮ ﲯ ﲰ ﲱ
TR
İlyas da elçilerdendi.
124
ﲳ ﲴ ﲵ ﲶ ﲷ
TR
Kavmine demişti ki: "(Allah'ın azabından) Korunmaz mısınız?"
125
ﲹ ﲺ ﲻ ﲼ ﲽ
TR
Ba'l'e yalvarıyorsunuz da, bırakıyor musunuz, yaratıcıların en güzelini?"
126
ﲿ ﳀ ﳁ ﳂ ﳃ
TR
Sizin Rabbiniz ve önceki atalarınızın Rabbi olan Allah'ı?
127
ﱁ ﱂ ﱃ
TR
Onu yalanladılar, bundan dolayı onlar (azaba) getirileceklerdir.
128
ﱅ ﱆ ﱇ ﱈ
TR
Yalnız Allah'ın halis kulları azab dışındadırlar.
129
ﱊ ﱋ ﱌ ﱍ
TR
Biz, sonra gelenler arasında ona (İlyas'a da iyi bir ün) bıraktık:
130
ﱏ ﱐ ﱑ ﱒ
TR
İlyas'a selam olsun.
131
ﱔ ﱕ ﱖ ﱗ
TR
İşte biz güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.
132
ﱙ ﱚ ﱛ ﱜ
TR
Çünkü o bizim mü'min kullarımızdandı.
133
ﱞ ﱟ ﱠ ﱡ
TR
Lut da gönderilen elçilerdendi.
134
ﱣ ﱤ ﱥ ﱦ
TR
Onu ve ailesini kurtardık.
135
ﱨ ﱩ ﱪ ﱫ
TR
Yalnız (azabda) kalacaklar arasında bulunan acuze bir kadın hariç.
136
ﱭ ﱮ ﱯ
TR
Sonra ötekileri kırdık (geçirdik).
137
ﱱ ﱲ ﱳ ﱴ
TR
Siz onların yanlarından geçip gidiyorsunuz; sabahleyin,
138
ﱶﱷ ﱸ ﱹ
TR
Ve geceleyin. Düşünmüyor musunuz?
139
ﱻ ﱼ ﱽ ﱾ
TR
Yunus da gönderilen elçilerdendi.
140
ﲀ ﲁ ﲂ ﲃ ﲄ
TR
Dolu gemiye kaçmıştı.
141
ﲆ ﲇ ﲈ ﲉ
TR
(Yükü fazla oluğundan gemi taşıyamamış, yolculardan birini denize atmak gerekmişti. Birini atmak üzere gemidekilerle) Kur'a çekti. (Yunus) Yenilenlerden oldu. (Kur'a kendisine isabet etti).
142
ﲋ ﲌ ﲍ ﲎ
TR
(Yunus, Rabbinden izinsiz olarak kavminden ayrıldığı için) Kendi kendisini kınarken (denize attılar) balık onu yuttu.
143
ﲐ ﲑ ﲒ ﲓ ﲔ
TR
Eğer tesbih edenlerden olmasaydı,
144
ﲖ ﲗ ﲘ ﲙ ﲚ ﲛ
TR
(İnsanların) Yeniden diriltilecekleri güne kadar balığın karnında kalırdı.
145
ﲝ ﲞ ﲟ ﲠ ﲡ
TR
(Ama balığın karnında bizi andı, tesbih etti, biz de) Onu hasta bir halde ağaçsız, çıplak bir yere attık.
146
ﲣ ﲤ ﲥ ﲦ ﲧ
TR
Ve üzerine (gölge yapması için) Bir asma kabak ağacı bitirdik.
147
ﲩ ﲪ ﲫ ﲬ ﲭ ﲮ
TR
Ve onu yüz bin insana, ya da daha fazla olanlara elçi gönderdik.
148
ﲰ ﲱ ﲲ ﲳ
TR
İnandılar, biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.