İçlerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar da, o kafirler: "Bu tuhaf bir şeydir" dediler.
3
ﱒ ﱓ ﱔ ﱕﱖ ﱗ ﱘ ﱙ
TR
Biz öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı (tekrar bedene döneceğiz)? Bu, uzak bir dönüştür.
4
ﱛ ﱜ ﱝ ﱞ ﱟ ﱠﱡ ﱢ ﱣ ﱤ
TR
Biz yerin, onlar(ın cesetlerin)den ne eksilttiğini bilmişizdir. Yanımızda (her şeyi) zapteden bir Kitap vardır.
5
ﱦ ﱧ ﱨ ﱩ ﱪ ﱫ ﱬ ﱭ ﱮ
TR
Doğrusu onlar, hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar çalkantılı bir durumun içindedirler.
6
ﱰ ﱱ ﱲ ﱳ ﱴ ﱵ ﱶ ﱷ ﱸ ﱹ ﱺ ﱻ
TR
Üstlerindeki göğe bakmadılar mı, onu nasıl yaptık, süsledik, hiçbir çatlağı yoktur?
7
ﱽ ﱾ ﱿ ﲀ ﲁ ﲂ ﲃ ﲄ ﲅ ﲆ ﲇ
TR
Arzı nasıl yaydık, ona sağlam dağlar attık, onda her güzel çifti bitirdik!
8
ﲉ ﲊ ﲋ ﲌ ﲍ
TR
(Bütün bunları) Allah'a yönelen her kulun, gönül gözünü açmak için ve (ona) ibret vermek için (yaptık).
9
ﲏ ﲐ ﲑ ﲒ ﲓ ﲔ ﲕ ﲖ ﲗ ﲘ
TR
Gökten bereketli bir su indirdik, onunla bahçeler ve biçilecek dane(li ekin)ler bitirdik.
10
ﲚ ﲛ ﲜ ﲝ ﲞ
TR
Birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları yetiştirdik;
11
ﲠ ﲡﲢ ﲣ ﲤ ﲥ ﲦﲧ ﲨ ﲩ
TR
Kullara rızık olması için. Ve o su ile, ölü bir ülkeye can verdik. İşte çıkış da öyledir.
2
Dirilmeyi inkar eden bazı eski kavimlerden bahsedilmesi
Ayet 12 - 15
12
ﲫ ﲬ ﲭ ﲮ ﲯ ﲰ ﲱ
TR
Onlardan önce Nuh kavmi, Resliler ve Semud (kavmi) de yalanlamıştı.
13
ﲳ ﲴ ﲵ ﲶ
TR
Ad, Fir'avn ve Lut'un kardeşleri (durumundaki kavmi),
14
ﲸ ﲹ ﲺ ﲻﲼ ﲽ ﲾ ﲿ ﳀ ﳁ
TR
Eyke halkı ve Tubba' kavmi. Bunların hepsi elçileri yalanlayıp, uyardığım(azab)ı hak ettiler.
15
ﳃ ﳄ ﳅﳆ ﳇ ﳈ ﳉ ﳊ ﳋ ﳌ ﳍ
TR
İlk yaratmadan aciz mi kaldık ki (yeniden yaratamayalım)? Doğrusu onlar yeni bir yaratmadan kuşku içindedirler:
3
Insanın yaratılışı, amellerinin kaydı ve ölümü
Ayet 16 - 19
16
ﱁ ﱂ ﱃ ﱄ ﱅ ﱆ ﱇ ﱈﱉ ﱊ ﱋ ﱌ ﱍ ﱎ ﱏ
TR
Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne fısıldadığını biliriz, çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.
17
ﱑ ﱒ ﱓ ﱔ ﱕ ﱖ ﱗ ﱘ
TR
Onun sağında ve solunda oturan iki alıcı (melek, onun sözlerini ve işlerini) kaydetmektedir.
18
ﱚ ﱛ ﱜ ﱝ ﱞ ﱟ ﱠ ﱡ
TR
(İnsan,) Hiçbir söz söylemez ki yanında kendisini gözetleyen, dediklerini zapteden (bir melek) hazır bulunmasın.
19
ﱣ ﱤ ﱥ ﱦﱧ ﱨ ﱩ ﱪ ﱫ ﱬ
TR
Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldi. İşte (ey insan) bu, senin öteden beri kaçtığın şeydir.
4
Kıyamet günü kafirin dirilişi, hesap sorması ve kafirin ashabıyla konuşması
Ayet 20 - 30
20
ﱮ ﱯ ﱰﱱ ﱲ ﱳ ﱴ
TR
Sur'a üflendi. İşte bu, kendisine karşı uyarılan gündür.
21
ﱶ ﱷ ﱸ ﱹ ﱺ ﱻ
TR
Her can, yanında bir sürücü ve şahidle geldi.
22
ﱽ ﱾ ﱿ ﲀ ﲁ ﲂ ﲃ ﲄ ﲅ ﲆ ﲇ ﲈ
TR
(Allah ona): "Andolsun, sen bundan gaflet içinde idin. Biz sen(in gözün)den perdeni açtık; bugün artık gözün keskindir" (dedi).
23
ﲊ ﲋ ﲌ ﲍ ﲎ ﲏ
TR
Yanındaki arkadaşı: "İşte yanımdaki hazır" dedi.
24
ﲑ ﲒ ﲓ ﲔ ﲕ ﲖ
TR
(Allah sürücü ve şahide buyurdu ki): "Haydi ikiniz, atın cehenneme her inatçı nankörü!"
25
ﲘ ﲙ ﲚ ﲛ
TR
Hayra engel olan, saldırgan, şüpheciyi.
26
ﲝ ﲞ ﲟ ﲠ ﲡ ﲢ ﲣ ﲤ ﲥ ﲦ
TR
O ki Allah ile beraber başka tanrılar edindi, bundan dolayı onu çetin bir azaba atın.
27
ﲨ ﲩ ﲪ ﲫ ﲬ ﲭ ﲮ ﲯ ﲰ ﲱ ﲲ
TR
Yanındaki arkadaşı dedi ki: "Rabbimiz, ben onu azdırmadım, zaten o kendisi derin bir sapıklık içinde idi."
28
ﲴ ﲵ ﲶ ﲷ ﲸ ﲹ ﲺ ﲻ
TR
(Allah) Buyurdu ki: "Huzurumda çekişmeyin. Ben size daha önce uyarı göndermiştim."
29
ﲽ ﲾ ﲿ ﳀ ﳁ ﳂ ﳃ ﳄ
TR
Benim huzurumda söz değiştirilmez ve ben kullara zulmedici değilim.
30
ﳆ ﳇ ﳈ ﳉ ﳊ ﳋ ﳌ ﳍ ﳎ
TR
O gün cehenneme: "Doldun mu?" deriz. "Daha yok mu" der.
5
Müminleri ödüllendirmek ve niteliklerini açıklamak
Ayet 31 - 35
31
ﳐ ﳑ ﳒ ﳓ ﳔ
TR
Cennet de korunanlara yaklaştırılmıştır, uzak değildir.
32
ﳖ ﳗ ﳘ ﳙ ﳚ ﳛ
TR
İşte size va'dedilen budur. Daima Allah'a yüz tutan (O'nun buyruklarını) koruyan, (And it is said): That is that which ye were promised. (It is) for every penitent and heedful one,
33
ﳝ ﳞ ﳟ ﳠ ﳡ ﳢ ﳣ
TR
Görmeden Rahman'a saygı gösteren ve (Hakka) dönük bir yürek getiren herkesin (mükafatı budur)!"
34
ﳥ ﳦﳧ ﳨ ﳩ ﳪ
TR
Ona selam (esenlik) ile girin. Bu, süreklilik günüdür!
35
ﳬ ﳭ ﳮ ﳯ ﳰ ﳱ
TR
Orada onlara istedikleri herşey vardır. Katımızda daha fazlası da vardır.
6
Yüce Allah'ın gücü
Ayet 36 - 38
36
ﱁ ﱂ ﱃ ﱄ ﱅ ﱆ ﱇ ﱈ ﱉ ﱊ ﱋ ﱌ ﱍ ﱎ ﱏ
TR
Bunlardan önce nice kuşakları helak etmiştik ki onların tutuşu, bunlardan daha kuvvetli idi, yakalaması daha güçlü idi. Ülkelerde gezip dolaşmışlardı, ama bir kurtuluş buldular mı?
37
ﱑ ﱒ ﱓ ﱔ ﱕ ﱖ ﱗ ﱘ ﱙ ﱚ ﱛ ﱜ ﱝ
TR
Muhakkak ki bunda, kalbi olan, yahut şahid olarak (zihnini toplayarak dikkatle) kulak veren kimse için bir öğüt vardır.
38
ﱟ ﱠ ﱡ ﱢ ﱣ ﱤ ﱥ ﱦ ﱧ ﱨ ﱩ ﱪ ﱫ
TR
Andolsun, biz gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde yarattık, bize hiçbir yorgunluk dokunmadı.
7
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- için bazı emirler
Ayet 39 - 45
39
ﱭ ﱮ ﱯ ﱰ ﱱ ﱲ ﱳ ﱴ ﱵ ﱶ ﱷ ﱸ
TR
Onların dediklerine sabret ve Rabbini övgü ile an: güneş doğmadan önce, batmadan önce,
40
ﱺ ﱻ ﱼ ﱽ ﱾ
TR
Gecenin bir kısmında ve secde arkalarında O'nu tesbih et.
41
ﲀ ﲁ ﲂ ﲃ ﲄ ﲅ ﲆ
TR
Dinle, o gün o ünleyici, yakın bir yerden çağırır.
42
ﲈ ﲉ ﲊ ﲋﲌ ﲍ ﲎ ﲏ
TR
O gün o çağrıyı gerçek olarak duyarlar. İşte bu, (dirilip) çıkış günüdür.
43
ﲑ ﲒ ﲓ ﲔ ﲕ ﲖ
TR
Yaşatan ve öldüren ancak biziz, biz. Dönüş de bizedir.
44
ﲘ ﲙ ﲚ ﲛ ﲜﲝ ﲞ ﲟ ﲠ ﲡ
TR
O gün yer onlar(ın üstün)den yarıl(ıp açıl)ır, (çağırana doğru) sür'atle koşarlar. İşte bu, toplamadır; bize göre kolaydır.
45
ﲣ ﲤ ﲥ ﲦﲧ ﲨ ﲩ ﲪ ﲫﲬ ﲭ ﲮ ﲯ ﲰ ﲱ
TR
Biz onların ne dediklerini biliyoruz. Sen onların üstünde bir zorlayıcı değilsin, sadece tehdidimden korkanlara Kur'an ile öğüt ver.