Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu yalanladılar ve: "Cinlenmiştir" dediler. Ve o(na çeşitli eziyetler yapılarak tebliğden) menedildi.
10
ﱟ ﱠ ﱡ ﱢ ﱣ
TR
Bunun üzerine Rabbine: "Ben yenik düştüm, yardım et!" diye yalvardı.
11
ﱥ ﱦ ﱧ ﱨ ﱩ
TR
Biz de boşalan bir su ile göğün kapılarını açtık.
12
ﱫ ﱬ ﱭ ﱮ ﱯ ﱰ ﱱ ﱲ ﱳ
TR
Yeri kaynaklar halinde fışkırttık, (göğün ve yerin) su(ları) takdir edilmiş bir işin olması için birleşti.
13
ﱵ ﱶ ﱷ ﱸ ﱹ
TR
Nuh'u da tahtalar ve çiviler(le yapılmış gemi) üzerinde taşıdık.
14
ﱻ ﱼ ﱽ ﱾ ﱿ ﲀ
TR
(Kendisine karşı) Nankörlük edilen(kulumuz)a (bizden) bir mükafat olmak üzere (gemi), gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.
15
ﲂ ﲃ ﲄ ﲅ ﲆ ﲇ
TR
Bunu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?
16
ﲉ ﲊ ﲋ ﲌ
TR
Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (görsünler diye).
17
ﲎ ﲏ ﲐ ﲑ ﲒ ﲓ ﲔ
TR
Andolsun biz, Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?