İlahi mesajı inkar eden kavimler, bu durumda ceza onları da kapsıyordu.
Ayet 9 - 42
9
ﱔ ﱕ ﱖ ﱗ ﱘ ﱙ ﱚ ﱛ ﱜ ﱝ
TR
Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu yalanladılar ve: "Cinlenmiştir" dediler. Ve o(na çeşitli eziyetler yapılarak tebliğden) menedildi.
10
ﱟ ﱠ ﱡ ﱢ ﱣ
TR
Bunun üzerine Rabbine: "Ben yenik düştüm, yardım et!" diye yalvardı.
11
ﱥ ﱦ ﱧ ﱨ ﱩ
TR
Biz de boşalan bir su ile göğün kapılarını açtık.
12
ﱫ ﱬ ﱭ ﱮ ﱯ ﱰ ﱱ ﱲ ﱳ
TR
Yeri kaynaklar halinde fışkırttık, (göğün ve yerin) su(ları) takdir edilmiş bir işin olması için birleşti.
13
ﱵ ﱶ ﱷ ﱸ ﱹ
TR
Nuh'u da tahtalar ve çiviler(le yapılmış gemi) üzerinde taşıdık.
14
ﱻ ﱼ ﱽ ﱾ ﱿ ﲀ
TR
(Kendisine karşı) Nankörlük edilen(kulumuz)a (bizden) bir mükafat olmak üzere (gemi), gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.
15
ﲂ ﲃ ﲄ ﲅ ﲆ ﲇ
TR
Bunu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?
16
ﲉ ﲊ ﲋ ﲌ
TR
Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (görsünler diye).
17
ﲎ ﲏ ﲐ ﲑ ﲒ ﲓ ﲔ
TR
Andolsun biz, Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
18
ﲖ ﲗ ﲘ ﲙ ﲚ ﲛ
TR
Ad da yalanladı, ama azabım ve uyarılarım nasıl oldu?
19
ﲝ ﲞ ﲟ ﲠ ﲡ ﲢ ﲣ ﲤ ﲥ
TR
Biz onların üstüne uğursuz mu uğursuz bir günde uğultulu bir kasırga saldık.
20
ﲧ ﲨ ﲩ ﲪ ﲫ ﲬ
TR
İnsanları sanki köklerinden sökülmüş hurma kütükleri imişler gibi koparıp deviriyordu.
21
ﲮ ﲯ ﲰ ﲱ
TR
Benim azabım ve uyarılarım nasıl oldu?
22
ﲳ ﲴ ﲵ ﲶ ﲷ ﲸ ﲹ
TR
Andolsun biz Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
23
ﲻ ﲼ ﲽ
TR
Semud da uyarıları yalandı:
24
ﲿ ﳀ ﳁ ﳂ ﳃ ﳄ ﳅ ﳆ ﳇ ﳈ
TR
Bizden bir insana mı uyacağız? O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık içine düşmüş oluruz dediler.
25
ﳊ ﳋ ﳌ ﳍ ﳎ ﳏ ﳐ ﳑ ﳒ
TR
Zikir, aramızdan ona mı bırakıldı? Hayır o, yalancı küstahın biridir!
26
ﳔ ﳕ ﳖ ﳗ ﳘ
TR
(Salih'e dedik ki): Yarın onlar, yalancı, küstahın kim olduğunu bilecekler.
27
ﳚ ﳛ ﳜ ﳝ ﳞ ﳟ ﳠ
TR
Biz onlara, kendilerini sınamak için dişi deveyi göndereceğiz. Hele sen onları gözetle, sabret.
28
ﱁ ﱂ ﱃ ﱄ ﱅﱆ ﱇ ﱈ ﱉ
TR
Onlara, suyun aralarında paylaştırılacağını, (bir gün devenin, bir gün de kendilerinin su içme nöbeti olacağını) haber ver; içme sırası kiminse o gelip suyunu alsın.
29
ﱋ ﱌ ﱍ ﱎ
TR
Bir arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağı çekip (deveyi) kesti.
30
ﱐ ﱑ ﱒ ﱓ
TR
Ama azabım ve uyarılarım nasıl oldu?
31
ﱕ ﱖ ﱗ ﱘ ﱙ ﱚ ﱛ ﱜ
TR
Biz onların üzerine tek sayha (korkunç bir ses) gönderdik; ağılcının topladığı kuru ot gibi kırılıp döküldüler.
32
ﱞ ﱟ ﱠ ﱡ ﱢ ﱣ ﱤ
TR
Andolsun Biz Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
33
ﱦ ﱧ ﱨ ﱩ
TR
Lut'un kavmi de uyarıları yalanladı.
34
ﱫ ﱬ ﱭ ﱮ ﱯ ﱰ ﱱﱲ ﱳ ﱴ
TR
Biz de üstlerine (taşlar savuran) bir fırtına gönderdik, yalnız Lut ailesini seher vakti kurtardık;
35
ﱶ ﱷ ﱸﱹ ﱺ ﱻ ﱼ ﱽ
TR
Katımızdan bir ni'met olarak. Biz şükredeni böyle mükafatlandırırız.
36
ﱿ ﲀ ﲁ ﲂ ﲃ
TR
Lut, onları bizim yakalamamıza karşı uyarmıştı, fakat uyarılara karşı kuşku duydular.
37
ﲅ ﲆ ﲇ ﲈ ﲉ ﲊ ﲋ ﲌ ﲍ
TR
Onun (güzel delikanlılar şeklinde görünen melek) konuklarından murad almağa kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik: "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!"
38
ﲏ ﲐ ﲑ ﲒ ﲓ
TR
Sabah erken, onları kararlı bir azab yakaladı.
39
ﲕ ﲖ ﲗ
TR
Azabımı ve uyarılarımı(n akıbetini) tadın!
40
ﲙ ﲚ ﲛ ﲜ ﲝ ﲞ ﲟ
TR
Andolsun biz Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
41
ﲡ ﲢ ﲣ ﲤ ﲥ
TR
Fir'avn'ın kavmine de uyarılar gelmiştir.
42
ﲧ ﲨ ﲩ ﲪ ﲫ ﲬ ﲭ
TR
Bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de onları, galib ve güçlü(padişah)ın yakalaması gibi yakaladık.