Ancak eşleri, yahut ellerinin sahipolduğu (cariyeler) hariç. (Bunlarla ilişkilerinden dolayı da) onlar kınanmazlar.
7
ﱦ ﱧ ﱨ ﱩ ﱪ ﱫ ﱬ
TR
Ama bunun ötesine gitmek isteyen olursa, işte onlar haddi aşanlardır.
8
ﱮ ﱯ ﱰ ﱱ ﱲ
TR
Ve o(mü'min)ler emanetlerine ve ahidlerine özen gösterirler.
9
ﱴ ﱵ ﱶ ﱷ ﱸ
TR
Onlar namazlarını (vakitlerinde kılarak) korurlar.
10
ﱺ ﱻ ﱼ
TR
İşte varis olacaklar onlardır.
11
ﱾ ﱿ ﲀ ﲁ ﲂ ﲃ
TR
Onlar (en yüksek cennet olan) Firdevs'e varis olacaklar, orada ebedi kalacaklardır.
2
İnsan hayatının yolculuğu
Ayet 12 - 22
12
ﲅ ﲆ ﲇ ﲈ ﲉ ﲊ ﲋ
TR
Andolsun biz insanı çamurdan bir süzmeden yarattık.
13
ﲍ ﲎ ﲏ ﲐ ﲑ ﲒ
TR
Sonra onu bir nutfe (sperm) olarak sağlam bir karar yerine koyduk.
14
ﲔ ﲕ ﲖ ﲗ ﲘ ﲙ ﲚ ﲛ ﲜ ﲝ ﲞ ﲟ ﲠ ﲡ ﲢ ﲣ ﲤﲥ ﲦ ﲧ ﲨ ﲩ
TR
Sonra nutfeyi alaka(embriyo)ya çevirdik, alaka(embriyo)yı bir çiğnemlik ete çevirdik, bir çiğnemlik eti kemiklere çevirdik, kemiklere et giydirdik; sonra onu bambaşka bir yaratık yaptık. Yaratanların en güzeli Allah, ne yücedir!
15
ﲫ ﲬ ﲭ ﲮ ﲯ
TR
Sonra siz, bunun ardından öleceksiniz.
16
ﲱ ﲲ ﲳ ﲴ ﲵ
TR
Sonra, siz kıyamet günü muhakkak diriltileceksiniz.
17
ﲷ ﲸ ﲹ ﲺ ﲻ ﲼ ﲽ ﲾ ﲿ ﳀ
TR
Üstünüzde de yedi tabaka (yedi gök) yarattık. Biz yaratmadan gafil değiliz.
18
ﱁ ﱂ ﱃ ﱄ ﱅ ﱆ ﱇ ﱈﱉ ﱊ ﱋ ﱌ ﱍ ﱎ
TR
Gökten belli ölçü ve miktarda su indirip onu yerde durdurduk. Biz onu (indirmeğe kadir olduğumuz gibi) gidermeğe de kadiriz.
19
ﱐ ﱑ ﱒ ﱓ ﱔ ﱕ ﱖ ﱗ ﱘ ﱙ ﱚ ﱛ ﱜ
TR
Onunla size, içlerinde sizin için birçok meyvalar bulunan hurma ve üzüm bahçeleri yetiştirdik, onlardan yiyorsunuz.
20
ﱞ ﱟ ﱠ ﱡ ﱢ ﱣ ﱤ ﱥ ﱦ
TR
Yine onunla Tur-i Sina'dan çıkan, (meyvası) yağlı olarak biten, yiyenlerin (yağına ekmeklerini) batıracakları bir (zeytin) ağac(ı) yetiştirdik.
21
ﱨ ﱩ ﱪ ﱫ ﱬﱭ ﱮ ﱯ ﱰ ﱱ ﱲ ﱳ ﱴ ﱵ ﱶ ﱷ
TR
Hayvanlarda da sizin için ibret vardır: Karınlarının içindekinden size içiriyoruz. Onlarda sizin için daha birçok faydalar var, aynı zamanda onlardan yersiniz.
22
ﱹ ﱺ ﱻ ﱼ
TR
O(hayva)nların üzerinde ve gemiler üzerinde taşınırsınız.
3
Elçilere iman ve halkların onlara karşı tutumu
Ayet 23 - 52
1
Nuh (aleyhisselam) - ilk elçi
Ayet 23 - 30
23
ﱾ ﱿ ﲀ ﲁ ﲂ ﲃ ﲄ ﲅ ﲆ ﲇ ﲈ ﲉ ﲊ ﲋﲌ ﲍ ﲎ
TR
Andolsun biz, Nuh'u kavmine gönderdik: "Ey kavmim, dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur, korunmaz mısınız?"
Kavminin içinden ileri gelen inkarcı bir grup (şöyle) dedi: "Bu da sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Size üstün gelmek istiyor. Eğer Allah (elçi göndermek) dileseydi, melekleri indirirdi. Biz ilk babalarımızdan böyle bir şey işitmedik."
25
ﲫ ﲬ ﲭ ﲮ ﲯ ﲰ ﲱ ﲲ ﲳ ﲴ
TR
O, kendisinde delilik bulunan bir adamdır, başka bir şey değildir. Hele bir süreye kadar onu gözetleyin. He is only a man in whom is a madness, so watch him for a while.
26
ﲶ ﲷ ﲸ ﲹ ﲺ
TR
(Nuh): "Rabbim, beni yalanlamaları karşısında bana yardım et (bana verdiğin sözü yerine getir)!" dedi.
Biz de ona vahyettik ki: "Gözlerimizin önünde ve vahyimiz(öğretimimiz)le o gemiyi yap. Bizim buyruğumuz gelip de tandır kaynayınca her cinsten iki çift ve aileni de alıp ona sok. Yalnız onlar içinde alehylerine söz geçmiş (azabımıza uğrama hükmü giymiş) olanları bırak. O zulmedenler hakkında bana yalvarma; onlar, mutlaka boğulacaklardır!
28
ﱁ ﱂ ﱃ ﱄ ﱅ ﱆ ﱇ ﱈ ﱉ ﱊ ﱋ ﱌ ﱍ ﱎ ﱏ
TR
Sen ve yanında bulunanlar gemiye yerleştiğiniz zaman: "Bizi o zalim kavimden kurtaran Allah'a hamdolsun." de.
29
ﱑ ﱒ ﱓ ﱔ ﱕ ﱖ ﱗ ﱘ
TR
Ve de ki: "Rabbim, beni mübarek bir inişle indir; sen konuklayanların en hayırlısısın."
30
ﱚ ﱛ ﱜ ﱝ ﱞ ﱟ ﱠ
TR
Gerçi biz, (onları) sınıyorduk ama, bu olayda (sizler için de) nice ibretler vardır.
2
Diğer nesiller
Ayet 31 - 44
31
ﱢ ﱣ ﱤ ﱥ ﱦ ﱧ
TR
Sonra onların ardından başka bir nesil yetiştirdik.
32
ﱩ ﱪ ﱫ ﱬ ﱭ ﱮ ﱯ ﱰ ﱱ ﱲ ﱳ ﱴﱵ ﱶ ﱷ
TR
Onlara da kendi içlerinden: "Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka Tanrınız yoktur, (Allah'ın azabından) korunmaz mısınız?" diyen bir elçi gönderdik.
33
ﱹ ﱺ ﱻ ﱼ ﱽ ﱾ ﱿ ﲀ ﲁ ﲂ ﲃ ﲄ ﲅ ﲆ ﲇ ﲈ ﲉ ﲊ ﲋ ﲌ ﲍ ﲎ ﲏ ﲐ ﲑ
TR
Kavminden, kendilerine dünya hayatında bol ni'met verdiğimiz o inkar eden ve ahiret buluşmasını (hesap ve cezasını) yalanlayan eşraf takımı dedi ki: "Bu da sizin gibi bir insandan başka bir şey değildir. Sizin yediğinizden yiyor, içtiğinizden içiyor."
34
ﲓ ﲔ ﲕ ﲖ ﲗ ﲘ ﲙ
TR
Eğer sizin gibi bir insana ita'at ederseniz o takdirde siz, mutlaka ziyana uğrayanlarsınız demektir.
35
ﲛ ﲜ ﲝ ﲞ ﲟ ﲠ ﲡ ﲢ ﲣ
TR
O size, siz öldüğünüz, toprak ve kemik haline geldiğiniz zaman yeniden hayata çıkarılacağınızı mı va'dediyor?
36
ﲥ ﲦ ﲧ ﲨ ﲩ
TR
Heyhat, o size va'dedilen şey ne kadar uzak!
37
ﲫ ﲬ ﲭ ﲮ ﲯ ﲰ ﲱ ﲲ ﲳ ﲴ
TR
Ne ise hep bu dünya hayatımızdır; ölürüz ve yaşarız, biz öldükten sonra diriltilecek değiliz.
38
ﲶ ﲷ ﲸ ﲹ ﲺ ﲻ ﲼ ﲽ ﲾ ﲿ ﳀ ﳁ
TR
O, Allah'a yalan uydurandan başka bir adam değildir. Biz ona inanıcı(insan)lar değiliz.
39
ﳃ ﳄ ﳅ ﳆ ﳇ
TR
(O peygamber): "Rabbim, dedi, beni yalanlamaları karşısında bana yardım et."
40
ﳉ ﳊ ﳋ ﳌ ﳍ
TR
(Allah): "Az sonra onlar pişman olacaklar!" dedi.
41
ﳏ ﳐ ﳑ ﳒ ﳓﳔ ﳕ ﳖ ﳗ
TR
Derken o korkunç ses, onları gerçekten yakaladı da onları sel süprüntüsü haline getirdik. Uzak olsun o zalim kavim!.
42
ﳙ ﳚ ﳛ ﳜ ﳝ ﳞ
TR
Sonra onların ardından başka nesiller yetiştirdik.
43
ﱁ ﱂ ﱃ ﱄ ﱅ ﱆ ﱇ
TR
Hiçbir ümmet, ne süresinden ileri geçebilir, ne de geri kalabilir.
44
ﱉ ﱊ ﱋ ﱌﱍ ﱎ ﱏ ﱐ ﱑ ﱒ ﱓﱔ ﱕ ﱖ ﱗ ﱘ ﱙﱚ ﱛ ﱜ ﱝ ﱞ
TR
Sonra biz, elçilerimizi ardı ardına gönderdik. Hangi ümmete elçisi geldiyse onlar onu yalanladılar, biz de onları birbiri ardınca devirdik ve hepsini birer efsane yaptık. İnanmayan toplum uzak olsun.
3
Musa ve Harun
Ayet 45 - 49
45
ﱠ ﱡ ﱢ ﱣ ﱤ ﱥ ﱦ ﱧ
TR
Sonra Musa'yı ve kardeşi Harun'u ayetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik;
46
ﱩ ﱪ ﱫ ﱬ ﱭ ﱮ ﱯ
TR
Fir'avn'e ve ileri gelen adamlarına. Onlar büyüklük tasladılar ve böbürlenen bir topluluk oldular.
47
ﱱ ﱲ ﱳ ﱴ ﱵ ﱶ ﱷ
TR
Şu iki adamın kavmi bize kölelik ederken, şimdi biz kalkıp bizim gibi iki insana mı inanacağız? dediler.
48
ﱹ ﱺ ﱻ ﱼ
TR
Onları yalanladılar ve helak edilenlerden oldular.
49
ﱾ ﱿ ﲀ ﲁ ﲂ ﲃ
TR
(Sonra Musa, İsrail oğullarını Mısır'dan çıkardı. İsrail oğulları) Doğru yolu bulsunlar diye biz, Musa'ya Kitabı (Tevrat'ı) verdik.
4
İsa ve Meryem
Ayet 50
50
ﲅ ﲆ ﲇ ﲈ ﲉ ﲊ ﲋ ﲌ ﲍ ﲎ ﲏ
TR
Meryem oğlunu ve annesini bir mu'cize kıldık ve onları oturmaya uygun, çeşmeli bir tepeye yerleştirdik.
5
Bir açıklama
Ayet 51 - 52
51
ﲑ ﲒ ﲓ ﲔ ﲕ ﲖ ﲗﲘ ﲙ ﲚ ﲛ ﲜ
TR
Ey elçiler, güzel şeylerden yeyin ve yararlı iş yapın. Çünkü ben yaptıklarınızı bilmekteyim.
52
ﲞ ﲟ ﲠ ﲡ ﲢ ﲣ ﲤ ﲥ
TR
Ve işte sizin bu ümmetiniz bir tek ümmettir, ben de sizin Rabbinizim, benden korkun. (dedik).
4
Elçilerden sonra halkların ayrılması
Ayet 53 - 78
53
ﲧ ﲨ ﲩ ﲪﲫ ﲬ ﲭ ﲮ ﲯ ﲰ
TR
Fakat işlerini aralarında parçalayıp, çeşitli Kitaplara ayırdılar. Her parti, kendi yanında bulunanla sevinmektedir.
54
ﲲ ﲳ ﲴ ﲵ ﲶ
TR
Bir süreye kadar onları, (daldıkları) gafletleri içinde bırak.
55
ﲸ ﲹ ﲺ ﲻ ﲼ ﲽ ﲾ
TR
Onlar sanıyorlar mı ki kendilerine verdiğimiz mal ve oğullar ile,
56
ﳀ ﳁ ﳂ ﳃﳄ ﳅ ﳆ ﳇ
TR
Onların iyiliklerine koşuyoruz? Hayır, (bu verdiğimiz dünya ni'metleri, onlar için bir imtihandır, fakat onlar) farkında değiller.
İşte onlar, hayır işlerine koşarlar ve onlar hayır için önde giderler.
62
ﱔ ﱕ ﱖ ﱗ ﱘﱙ ﱚ ﱛ ﱜ ﱝ ﱞ ﱟ ﱠ
TR
Biz, hiç kimseye gücünün üstünde bir şey teklif etmeyiz. Katımızda gerçeği söyleyen bir Kitap vardır. (Herkesin eylemleri onda tesbit edilmiştir), onlara asla haksızlık edilmez.
63
ﱢ ﱣ ﱤ ﱥ ﱦ ﱧ ﱨ ﱩ ﱪ ﱫ ﱬ ﱭ ﱮ ﱯ
TR
Fakat onların kalbleri, bundan gaflet içindedir. Onların bundan başka (birtakım pis) işleri daha var ki, onlar hep o işler için çalışırlar.
64
ﱱ ﱲ ﱳ ﱴ ﱵ ﱶ ﱷ ﱸ
TR
Nihayet varlıklılarını azab ile yakaladığımız zaman, hemen feryada başlarlar.
65
ﱺ ﱻ ﱼﱽ ﱾ ﱿ ﲀ ﲁ
TR
Bugün artık feryadetmeyin, bize karşı size yardım olunmaz (kimse sizi bizim azabımızdan kurtaramaz). Supplicate not this day! Assuredly ye will not be helped by Us.
66
ﲃ ﲄ ﲅ ﲆ ﲇ ﲈ ﲉ ﲊ ﲋ
TR
Ayetlerim size okunuyordu da siz arkanıza dönüyordunuz. My revelations were recited unto you, but ye used to turn back on your heels,
67
ﲍ ﲎ ﲏ ﲐ
TR
Ayetlerime karşı kibirlenerek geceleyin (Ka'be'nin çevresinde toplanıp) saçmalıyordunuz.
68
ﲒ ﲓ ﲔ ﲕ ﲖ ﲗ ﲘ ﲙ ﲚ ﲛ
TR
Onlar o sözü (Kur'an'ı) iyice düşünmediler mi, yoksa onlara, ilk atalarına gelmeyen bir şey (bir elçi ve Kitap) geldi diye mi (böyle davranıyorlar)?
69
ﲝ ﲞ ﲟ ﲠ ﲡ ﲢ ﲣ
TR
Yoksa elçilerini tanımadıkları (onun doğruluğunu, dürüstlüğünü bilmedikleri) için mi onu inkar ediyorlar?
70
ﲥ ﲦ ﲧ ﲨﲩ ﲪ ﲫ ﲬ ﲭ ﲮ ﲯ
TR
Yoksa "Onda bir delilik var" mı diyorlar? Hayır, o kendilerine hakkı getirdi, fakat çokları haktan hoşlanmıyorlar.
71
ﲱ ﲲ ﲳ ﲴ ﲵ ﲶ ﲷ ﲸ ﲹﲺ ﲻ ﲼ ﲽ ﲾ ﲿ ﳀ ﳁ
TR
Eğer hak, onların keyiflerine uysaydı, gökler, yer ve bunların içinde bulunan kimseler bozulur, giderdi. Biz onlara Zikir'lerini getirdik fakat onlar, Zikirlerinden yüz çeviriyorlar.
72
ﳃ ﳄ ﳅ ﳆ ﳇ ﳈﳉ ﳊ ﳋ ﳌ
TR
Yoksa sen onlardan bir vergi mi istiyorsun (da onun için mi hakkı kabul etmiyorlar)? Rabbinin vergisi daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en iyisidir.
73
ﳎ ﳏ ﳐ ﳑ ﳒ
TR
Sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.
74
ﳔ ﳕ ﳖ ﳗ ﳘ ﳙ ﳚ ﳛ
TR
Ama ahirete inanmayanlar yoldan sapıyorlar.
75
ﱁ ﱂ ﱃ ﱄ ﱅ ﱆ ﱇ ﱈ ﱉ ﱊ ﱋ ﱌ
TR
Biz onlara acıyıp da başlarındaki sıkıntıyı açsaydık, yine azgınlıklarında bocalamağa devam ederlerdi.
76
ﱎ ﱏ ﱐ ﱑ ﱒ ﱓ ﱔ ﱕ
TR
Andolsun biz onları azab ile yakaladık, ama yine Rabblerine boyun eğmediler, O'na yalvarmıyorlar.
77
ﱗ ﱘ ﱙ ﱚ ﱛ ﱜ ﱝ ﱞ ﱟ ﱠ ﱡ ﱢ
TR
Nihayet üzerlerine şiddetli bir azab kapısı açtığımız zaman, derhal O'nun içinde şaşkın ve umutsuz kalırlar.
78
ﱤ ﱥ ﱦ ﱧ ﱨ ﱩ ﱪﱫ ﱬ ﱭ ﱮ
TR
O'dur ki, sizin için o kulağı, o gözleri ve gönülleri inşa etti. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
5
Tevhidin gerçekliği ve Yüce Allah'ın kudreti hakkında bazı deliller
Ayet 79 - 98
79
ﱰ ﱱ ﱲ ﱳ ﱴ ﱵ ﱶ
TR
O'dur ki, sizi yeryüzünde yaratıp yaydı ve O'na götürüleceksiniz.
80
ﱸ ﱹ ﱺ ﱻ ﱼ ﱽ ﱾ ﱿﲀ ﲁ ﲂ
TR
O'dur ki yaşatıyor, öldürüyor. Gecenin ve gündüzün değişmesi O'nun(eseri)dir. Aklınızı kullanmıyor musunuz?
81
ﲄ ﲅ ﲆ ﲇ ﲈ ﲉ
TR
Hayır, onlar da evvelkilerin dedikleri gibi dediler:
82
ﲋ ﲌ ﲍ ﲎ ﲏ ﲐ ﲑ ﲒ
TR
Öldüğümüz, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı, biz mi diriltileceğiz? dediler.
83
ﲔ ﲕ ﲖ ﲗ ﲘ ﲙ ﲚ ﲛ ﲜ ﲝ ﲞ ﲟ
TR
Andolsun bu tehdid bize de bizden önce atalarımıza da yapıldı. Bu, evvelkilerin masallarından başka bir şey değildir.
84
ﲡ ﲢ ﲣ ﲤ ﲥ ﲦ ﲧ ﲨ
TR
De ki: "Biliyorsanız dünya ve içinde bulunanlar kimindir?"
85
ﲪ ﲫﲬ ﲭ ﲮ ﲯ
TR
Allah'ındır diyecekler. "O halde düşün(üp, ilk kez yaratanın, ikinci defa yine yaratılabileceğini anla)mıyor musunuz?" de.
86
ﲱ ﲲ ﲳ ﲴ ﲵ ﲶ ﲷ ﲸ
TR
Yedi göğün Rabbi ve büyük Arş'ın Rabbi kimdir? de.
87
ﲺ ﲻﲼ ﲽ ﲾ ﲿ
TR
Bunlar Allah'ındır diyecekler. "O halde korunmuyor musunuz?" de.
88
ﳁ ﳂ ﳃ ﳄ ﳅ ﳆ ﳇ ﳈ ﳉ ﳊ ﳋ ﳌ ﳍ ﳎ
TR
Biliyorsanız (söyleyin) her şeyin melekutu (mülkü ve yönetimi) elinde olan, koruyup kollayan, fakat kendisi korunup kollan(maya muhtaç ol)mayan kimdir? de.
89
ﳐ ﳑﳒ ﳓ ﳔ ﳕ
TR
(Her şeyin yönetimi) Allah'a aittir diyecekler. "O halde nasıl büyüleniyorsunuz?" de.
90
ﱁ ﱂ ﱃ ﱄ ﱅ
TR
Doğrusu biz, onlara hakkı getirdik, (bizim söylediklerimiz gerçektir), onlarsa yalancıdırlar.
91
ﱇ ﱈ ﱉ ﱊ ﱋ ﱌ ﱍ ﱎ ﱏ ﱐﱑ ﱒ ﱓ ﱔ ﱕ ﱖ ﱗ ﱘ ﱙ ﱚ ﱛﱜ ﱝ ﱞ ﱟ ﱠ
TR
Allah çocuk edinmemiştir. O'nunla beraber hiçbir tanrı yoktur. Öyle olsaydı her tanrı, kendi yarattığını götürürdü ve onlardan biri diğerine üstün gelmeğe çalışırdı. Allah, onların tanımlamalarından uzaktır.
92
ﱢ ﱣ ﱤ ﱥ ﱦ ﱧ
TR
(O), görünmeyeni ve görüneni bilir; onların ortak koştukları şeylerden yücedir.
93
ﱩ ﱪ ﱫ ﱬ ﱭ ﱮ
TR
De ki: "Rabbim, eğer onların tehdidedildikleri şeyi mutlaka bana göstereceksen (ben sağ iken onları cezalandıracaksan),"
94
ﱰ ﱱ ﱲ ﱳ ﱴ ﱵ
TR
Rabbim, beni şu zalim kavmin içinde bırakma!
95
ﱷ ﱸ ﱹ ﱺ ﱻ ﱼ ﱽ
TR
Biz, onları tehdidettiğimiz şeyi sana göstermeğe elbette kadiriz (onları cezalandıracağız ve sen bunu göreceksin).
96
ﱿ ﲀ ﲁ ﲂ ﲃﲄ ﲅ ﲆ ﲇ ﲈ
TR
Kötülüğü en güzel şeyle sav. Biz onların (seni) nasıl vasıflandıracaklarını biliyoruz.
97
ﲊ ﲋ ﲌ ﲍ ﲎ ﲏ ﲐ
TR
Ve de ki: "Rabbim, şeytanların dürtüklemelerinden sana sığınırım."
98
ﲒ ﲓ ﲔ ﲕ ﲖ
TR
Ve onların yanıma uğramalarından sana sığınırım Rabbim.
6
Ölüm, diriliş ve hesap
Ayet 99 - 118
99
ﲘ ﲙ ﲚ ﲛ ﲜ ﲝ ﲞ ﲟ
TR
Nihayet onlardan birine ölüm geldiği zaman: "Rabbim, der, beni geri döndürünüz!"
100
ﲡ ﲢ ﲣ ﲤ ﲥﲦ ﲧﲨ ﲩ ﲪ ﲫ ﲬﲭ ﲮ ﲯ ﲰ ﲱ ﲲ ﲳ
TR
Ki terk ettiğim dünyada yararlı bir iş yapayım. Hayır, bu onun söylediği bir sözdür. Önlerinde ta diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır.
101
ﲵ ﲶ ﲷ ﲸ ﲹ ﲺ ﲻ ﲼ ﲽ ﲾ
TR
Sur'a üflendiği zaman, artık o gün aralarında soylar yoktur ve (insanlar, birbirlerine soylarını) sormazlar.
102
ﳀ ﳁ ﳂ ﳃ ﳄ ﳅ
TR
Kimlerin (eylemlerinin) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
103
ﳇ ﳈ ﳉ ﳊ ﳋ ﳌ ﳍ ﳎ ﳏ ﳐ
TR
Kimlerin tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana sokanlar, cehennemde sürekli kalanlardır.
104
ﳒ ﳓ ﳔ ﳕ ﳖ ﳗ
TR
(Orada onların) yüzlerini ateş yalar. Öyle ki (ateşin) içinde (dehşetten dudakları gerilir de) dişleri açıkta kalır.
105
ﱁ ﱂ ﱃ ﱄ ﱅ ﱆ ﱇ ﱈ
TR
Ayetlerim size okunurdu da siz onları yalanlardınız değil mi?
106
ﱊ ﱋ ﱌ ﱍ ﱎ ﱏ ﱐ ﱑ
TR
Rabbimiz, dediler, bahtsızlığımız bizi yendi. Biz sapık bir topluluk olduk.
107
ﱓ ﱔ ﱕ ﱖ ﱗ ﱘ ﱙ
TR
Rabbimiz, bizi bundan çıkar. Eğer bir daha (yaptığımız kötü işlere) dönersek artık biz gerçekten zalimleriz.
108
ﱛ ﱜ ﱝ ﱞ ﱟ
TR
Buyurdu ki: "Sinin orada, bana bir şey söylemeyin!"
109
ﱡ ﱢ ﱣ ﱤ ﱥ ﱦ ﱧ ﱨ ﱩ ﱪ ﱫ ﱬ ﱭ ﱮ
TR
Zira kullarımdan bir zümre: 'Rabbimiz inandık, bizi bağışla, bize acı, sen acıyanların en hayırlısısın' dedikleri için
110
ﱰ ﱱ ﱲ ﱳ ﱴ ﱵ ﱶ ﱷ
TR
Siz onlarla alay ettiniz, (sürekli onlarla uğraştığınız için onlar) size beni anmayı unutturdular. Siz daima onlara gülüyordunuz.
111
ﱹ ﱺ ﱻ ﱼ ﱽ ﱾ ﱿ ﲀ
TR
Bugün ben, onlara sabretmelerinin karşılığını verdim; onlar (evet) işte kurtulup murada erenler onlardır.
112
ﲂ ﲃ ﲄ ﲅ ﲆ ﲇ ﲈ
TR
Ve buyurdu: "Yer yüzünde yıllar sayısınca ne kadar kaldınız?"
113
ﲊ ﲋ ﲌ ﲍ ﲎ ﲏ ﲐ ﲑ
TR
(Herhalde) Bir gün, yahut günün bir kısmı kadar kaldık; sayanlara sor, dediler.
114
ﲓ ﲔ ﲕ ﲖ ﲗﲘ ﲙ ﲚ ﲛ ﲜ
TR
Buyurdu ki: "Sadece az bir zaman kaldınız, keşke bilseydiniz!"
115
ﲞ ﲟ ﲠ ﲡ ﲢ ﲣ ﲤ ﲥ
TR
Bizim sizi boş yere, bir oyun ve eğlence olarak yarattığımızı ve sizin bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sandınız?
116
ﲧ ﲨ ﲩ ﲪﲫ ﲬ ﲭ ﲮ ﲯ ﲰ ﲱ ﲲ
TR
Hak padişah olan Allah, pek yücedir. O'ndan başka tanrı yoktur. O, Kerim Arş'ın sahibidir.
117
ﲴ ﲵ ﲶ ﲷ ﲸ ﲹ ﲺ ﲻ ﲼ ﲽ ﲾ ﲿ ﳀ ﳁﳂ ﳃ ﳄ ﳅ ﳆ
TR
Kim Allah ile beraber, varlığını kanıtlayacak hiçbir delil bulunmayan bir tanrıya taparsa, onun hesabı, Rabbinin yanındadır (onu Allah cezalandırır) çünkü kafirler iflah olmazlar.
118
ﳈ ﳉ ﳊ ﳋ ﳌ ﳍ ﳎ
TR
De ki: "Rabbim, bağışla, acı, sen acıyanların en hayırlısısın."